banner32

ULUOCAK; YEŞİL ALANLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM

Dernek ziyaretlerine ara vermeden devam eden Demokrat Parti (DP) MKK Üyesi Mimar Süleyman Uluocak, bu hafta da Kastamonular Dayanışma Derneği (Kas-Der)'in Zeytinburnu Şubesi'ni ziyaret ederek, vatandaşlarla sohbet etti.

 ULUOCAK; YEŞİL ALANLARIMIZA SAHİP ÇIKALIM
 Kentsel dönüşüm konusunda şikayet ve sıkıntıları paylaşan Uluocak, "Kentsel dönüşüm siyaset üstü ve bütün vatandaşı ilgilendiren bir mesele. Eğer burada bir rant varsa vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşları olarak buna itiraz etmemiz ve yeşil alanlarımıza sahip çıkmamız lazım" dedi. 

TOKİ ve KİPTAŞ’ın İstanbul'un merkezinden çekilerek, devletin buradaki dönüşümü müteahhitlerle işbirliği içersinde yapması gerektiğini belirten Uluocak "Kentsel dönüşüme karşı çıkmak ile bu projenin yanlışlığına karşı çıkmak çok farklı. Eğer yeşil alanlarımız bu ranta kurban edilecekse buna vatandaş olarak karşı çıkmamız lazım.Yeşil alanlara, dağa, taşa bina dikmek kentsel dönüşüm olamaz. Biz DP olarak buna karşıyız" diye konuştu. 
Kas-Der'in Zeytinburnu Dikilitaş'ta bulunan şubesinde yapılan toplantıya Kastamonulular Derneği eski Başkanları Murat Akça ve Muhsin Dinç, Telsiz Mah.Muhtarı İmdat Toraman, Kastamonu Holding Başkanı  Hüseyin Şen, DP ilçe başkanı Mustafa Karagöz, DP İstanbul Kadın Kolları Başkanı Gülderen Işık, Zaferspor Kulübü Başkanı Cengiz Zafer, G.S ve Türk Milli Futbolcu Ercan Ergül, Zeytinburnu İnşaatçılar Dernek Başkanı Nazmi Çelik, A.A. Asım Fedai, Kadın kolları Başkanları Melek Terlemez ve Sevinç İskurt Ay ile eski ve yeni dernek yöneticileri, STK temsilcileri, Zeytinburnu ve İstanbul’un çeşitli bölgelerinde inşaat yapan  Kastamonulular Derneği üyesi müteahhitler ile çok sayıda vatandaş katıldı. 
Toplantıya ev sahipliği yapan Dernek Başkanı ve yöneticilerine teşekkür ederek konuşmasına başlayan DP MKK üyesi Mimar Süleyman Uluocak, "Kastamonulular Zeytinburnu'na çok değer kattılar. Özellikle de Devrekani'li arkadaşlar...1983 yılında Zeytinburnu kalkınmaya başladığı zaman inşaat sektörünü canlandırdılar. Zeytinburnu'ndaki inşaat sektörünün yüzde 50'si Kastamonulu arkadaşların elinde. Kendilerini tebrik ediyorum. Sadece inşaat değil farklı sektörlerde de yer alıyorlar" dedi. Derneğin yeni yönetimine başarı dileğinde bulunan Mimar Uluocak, nüfus yoğunluğu açısından Zeytinburnu'nda önemli bir yere sahip olan Kastamonularla siyaset yapmaya değil, ülke meselelerini konuşmaya ve yerelde yaşanan sorunları paylaşmaya geldiklerini ifade etti.  

DERNEKLER KUCAK AÇTI 
 Uluocak, dernekçilik faaliyetinin zorluklarına da değinerek şunları söyledi; "Dernekler geçmişte Anadolu'dan gelen insanlara kucak açtı ve burada yurt edinmelerini sağladı. Buradan büyükşehirlerden edindiği birikimlerini kendi yöresine harcadı. Kendi köyünün, yolunu, okulunu, camisini yaptı. Karadeniz ve Orta Anadolu yöre dernekleri bu özellikleri ile öne çıkmakta. 'Büyük yatırımları devlet yapsın' diyor ama kendi birikimleriyle birlikte yöresinin kalkınmasını da organize ediyor. Dernekleri yatırım yapmasından dolayı önemsiyorum. Kendimde 12 yıl birfiil bir derneğin genel başkanlığını yaptım. Kendi hemşerilerime hizmet etmekten memnunum.”  Farklı yöre insanları arasında 'kaynaşmaya' aracı olan derneklerin aynı zamanda kültürel entegrasyona da aracı olduğunu belirten Uluocak, "Şu anda burada Rumeli’den, Karadeniz'den, farklı yörelerden arkadaşlarımız var. Anadolu coğrafyasında kardeş olarak yaşıyoruz. Bunlara da dernekler vasıta oluyor. Burada derneğimiz olmasa farklı mekanlarda karşılaşacaktık ama hepimiz Zeytinburnu’na entegre oluyoruz.

İstanbul’da oturulacak en güzel yerlerden bir tanesi olan Zeytinburnu’na burada yaşayanlar olarak sahip çıkmamız gerekiyor. Bu sadece devletin işi değil biz vatandaşların da görevi. Eğer inşaatçılık yapıyorsak, kaliteli inşaat yapmak zorundayız” diye konuştu. 

‘ÇÜRÜK’ DENİLEN BİNALAR NEREDE ?
Konuşmasının önemli bir bölümünü kentsel dönüşüm konusuna ayıran Süleyman Uluocak, 99 Depreminde fazla yara almayan Zeytinburnu’nda, ilan edilen kentsel dönüşümle ilgili bazı çalışmaların yapıldığını anımsatarak şu bilgileri verdi; "İlçede, 2002 yılında tarama yapıldı ve 2 bin 300 tane binanın yıkılması gerektiği söylendi. Ama bu binalar hangisi biz de bilmiyoruz. Velinin mi Ahmetin mi Hüseyinin mi onu bilmiyoruz. Devletin bize söylemesi lazım şu şu binalar diye. Örneğin, Çırpıcı'da bir bina kendi kendine yıkıldı. Ama o bina bu rakam arasında mıydı bilmiyorum. Evet, binalarımız eskidi. Zamanında buraya gelen vatandaş gelmiş bir kat, üstüne daha sonra ikinci üçüncü katı atmış. Onun dışında Zeytinburnu 1983' te ilçe belediyesi olduktan sonra, 'imar planı' ve 'kat ittifakı' verilince yeni binalar yapılmış." 
99 Depreminin milat alınarak çürük binaların yıkılıp; sağlıklı binaların da yenilenmesi, devletin de bu konuda vatandaşa yardımcı olması gerektiğini belirten Uluocak, "Devletin bize yol göstermesi lazım. Yani kentsel dönüşümün içini dolduracak. 2002'den bu yana 10 yıl geçti. Zeytinburnu bu dönüşümün içinden çıkarılmıştı ama Bakanımız Erdoğan Bayraktar'ın 'kentsel dönüşüm yapılacak' şeklinde bir açıklaması var. Oysaki Zeytinburnu'nda oturan insanlar burada bir kentsel dönüşüm yapılmadığını biliyor. Sadece Zeytinburnu'nu dışında oturanlar böyle bir düşünceye sahipler" dedi.

SÜMER'DE YAPILAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ DEĞİL 
 TOKİ ve KİPTAŞ'ın Merkez Efendi ve Sümer Mahallesi'nde yaptığı çalışmaların buradaki yeşil alanlara zarar verdiğini belirten Uluocak şunları söyledi; "Burada dönüşüm nerede olabilir di? Bir tanesi Merkez Efendi evlerinin olduğu bölüm; Bizim büyük yeşil alanın olduğu yerde, eski Karpuz Hali. Burada, Kiptaş, Zeytinburnu Belediyesi'nden yeri satın aldı. Bizler sandık ki orda Kiptaş daireler yapacak ve 2002'de evleri çürük bina olarak tespit edilen vatandaşa burada ev yapıp daire gösterecekler. Ama öyle olmadı. Oraya binalar yaptılar ve sattılar. Şu anda imara açık olmayan o alanda Toki ve Kiptaş’a imara açılarak binalar yapılıp satılıyor." Sümer'de kentsel dönüşüm adı altında yapılan çalışmalara da değinen Uluocak, “Sümer’de yapılan kentsel dönüşüm projesi değil. Sümer'de iki tane alan var; Biri bizim eskiden top oynadığımız Çırpıcı Sahası, diğeri de Pr. Dr. Turan Güneş Caddesi'nin sol tarafında Koçların arazisi olan eski Fabrikanın olduğu alan. Buralar 1967 planları dahil, 90’lı ve 2000’li yıllarda yapılan planlarda hep 'yeşil alan' olarak geçer. Yani Zeytinburnu'nun 'yeşil alan ve ağaçlandırma' bölgesi" diye konuştu.

KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN VATANDAŞLA İLGİSİ YOK 
 Söz konusu bu mahallelerde kentsel dönüşüm adı altında yapılan çalışmaların piyasada ekonomik dengesizliğe yol açtığına da vurgu yapan Mimar Uluocak sözlerini şöyle sürdürdü; "Siz, arasında yol geçen iki parselinizi birleştirmek için Belediyeye gittiğinizde imar izni almanıza imkan yok. Kaldıki öyle birşey de düşünemezsin. Bozkurt Sahası ve Koç’ların arazisini birleştirerek (Ki biri Veliefendi biri Sümer Mahallesi'nde kalır) sanki iki parsel arasında yol yokmuş gibi tek bir parsel yaptılar. Bunları kentsel dönüşüm projesi üzerine koydular ve bir plan yaptılar. Plana göre Koçlara yüzde 55'sini verdiler. Yüzde 45'i Kiptaş'a kaldı. Kiptaş burda bina yapıp satacak. Yani orada yapılan inşaat faaliyetleriyle kentsel dönüşümün vatandaşla bir ilgisi yok. Şimdi bu binaları almaya gitseniz size 800 yüzle ile 1 trilyon arasında bir rakam söyleyecekler. Onun arkasındaki bir alana müteahhit bir inşaat yapsa dairesi 150 ile 200 bin lira arasında bir değer tutacak. Orda ise adam sizin 4 katınız bir bina yapacak, yani ne ruhsat denetimi, ne yapı denetim parası var. Yeşil alanı devlet sana açacak, üzerine plan yapacak ve kat karşılığı yer yaptıracak." 
Dar gelirli vatandaşa bina yapmak için kurulan TOKİ'nin bu amacından uzaklaşarak “büyük bir müteahhit kuruluşuna” dönüştüğünü ifade eden Uluocak konuşmasına şöyle devam etti; "E5 ve E6 güzergahında geçmişte yeşil alan olarak gördüğünüz bütün alanların üzerinde Toki'nin tabelası vardı. Millet zanediyorki Toki orda bina yapıyor. Hayır Toki orayı imara açıyor ve paylaşım üzerinden bir müteahhitte veriyor. Müteahhit yapacak satacak ve kar paylaşımı olarak Toki'ye verecek. Toki ve Kiptaş İstanbul'un göbeğindeki en güzel yerlerde. Yani yetki verilmiş ve meclis üyesi arkadaşların bile bunu değiştirmeye yetkisi yok. Toki geliyor, yeşil alana bina yapıyor ve gidiyor. Buna en güzel örnek belediyenin yanındaki alanda yapılan 49 katlı bina. Orada yapılacak bina en fazla 15 katlı olmalıydı. Ancak, Zeytinburnu'nun bağrına hançer vurmuş gibi üç tane blok yapıldı. Çok yanlış bir yapılaşma."

YEŞİL ALANLAR KORUNMALI  
Yeşil alanların benzer bir yapılaşma ile karşı karşıya bulunduğunu vurgulayan Uluocak, "Vatandaş olarak buna dur dememiz lazım. Bizim yeşil alanlarımıza sahip çıkmamız lazım. Devlet de yeşil alanları korumak zorunda” dedi. Kentsel dönüşümün mevcut kültürel dokuyu bozmadan yapılması gerektiğini belirten Uluocak, "Burada Kastamonular derneği mi var, öbür tarafta muhtar, spor külübü mü var. Hepsinin birbiriyle yoğrulduğu yaşam alanlarının korunduğu bir bölge olmalı. Sen orda yaşam alanını yok ettin vatandaş nasıl yaşayacak? Ne camisi ne oyun parkı ne de okulu var. O kadar bina kütleleri yaptın ve çekip gideceksin" diye tepki gösterdi.  

KENTSEL DÖNÜŞÜM AMA NASIL?
Uluocak, kentsel dönüşümün vatandaşın haklarını koruyan bir anlayışla ele alınması gerektiğini dile getirerek şöyle konuştu; "Kiptaş binaları yapacak satacak ve gidecek. Bu kentsel dönüşüm değil ve buna karşıyız. Onun için bizce kentsel dönüşüm yapılsın evet ama bu şekilde yapılması doğru değil. Biz eski binalarımızın yenilenmesine varız. Depremden önce yapılan, yorulan ve eskiyen binalarımız var bunlar yenilenmeli. Ancak yenilenirken vatandaşın hakları da korunmalı. Vatandaşımızın haklarının korunduğu bir proje ve plan yapılmalı." 
Yerel yönetimlerin TOKİ ve KİPTAŞ yerine müteahhitlerle işbirliği içinde olması gerektiğine vurgu yapan Uluocak, "Zeytinburnu böyle kurtulur başka türlü bir kentsel dönüşüm yapılamaz. Müteahhit arkadaşların durumu iyi, artık bir sermaye birikimi var. Yani belediye derse ki ben şurda 10'ar katlı imar veriyorum. Onu buradaki müteahhitler yapabilir. Çok da iyi olur, güzel olur, iş çıkar ama, hep inşaat yaparak da ilerleyemeyiz. Bizim mutlaka üretim yapacak tesislere ihtiyacımız var"dedi. 
Uluocak, konuşmasının devamında çözüm önerisi olarak şu görüşleri dile getirdi; "İstanbul'un göbeğine de Kiptaş ve Toki girmeyecek. Zaten istanbulun göbeğinde müteahhit dolu. Kiptaş ve Toki de Anadolu'da yapsın. Van'da insanlar hala çadırda, konteynırlarda oturuyor. Gidin orada yapın." 

KAT MALİYETİ HESAPLANMALI
Deprem Uzmanı Mete Işıkara'nın 'Zeytinburnu'nda kentsel dönüşüm yapılıyormuş ancak vatandaş iki daire istiyormuş onun için bu proje olmaz' yönlü açıklamalarına da değinen Uluocak, "Işıkara saygın biridir. Ancak, mimariyi bilmez. Zeytinburnu'nda vatandaşın iki daire istediğini duymadım. Vatandaş diyorki 'sen buraya kaç daire yapacaksın. Benim yüz dairem mi var. Yüz tanesini sen maliyete say yüz tanesini bana ver. Üçyüz tane yapacaksan bana da burdan pay ver.' Bu  normaldir. Devlet vatandaşın arsasını gasp mı edecek" diye konuştu. 

Geçmişte ekonomide devletin üretime dayalı bir politika izlediğini hatırlatan Uluocak, “Bugün hükümetimiz sadece bina yaparak ekonomiyi canlı tutmaya çalışıyor. Bu da bir ölü yatırımdır. Devlet bununla ilerleyemez ve cari açıkları kapatmamız mümkün değil" diye konuştu. 
 Katılımcıların kentsel dönüşümle ilgili görüşlerini dile getirdiği toplantıda, Uluocak kendisine yöneltilen soruları da yanıtladı. Uluocak, 'kat İttifakı' ile ilgili bir soruya şöyle açıklama getirdi; "Katların bütün maliyetleri tespit edilerek kat ittifakı tanınmalı. Şu anda yapacak bir şey yok. Bu kanunlarla sorunu çözmek mümkün değil. Sorun proje içersinde çözülecek."  

KAZLIÇEŞME MİTİNG ALANINDAN ÇIKARTILSIN

DP MKK Üyesi Mimar Uluocak, Kazlıçeşme'nin miting alanı olmaktan çıkartılmasıyla ilgili muhtarların başlattığı kampanya ile ilgili olarak da şunları kaydetti;"DP olarak Kazlıçeşme'nin miting alanı olmaktan arandırılmasına biz de katılıyoruz. Çünkü, buraya gelen insanların esnafa bir katkısı yok. Bir su bile almıyor. Gelip geçiyor. Sadece Nevruz olayları değil siyasi partilerin mitinglerinde de böyle. Eğer bir program yapılacaksa kapalı spor alanları var. İnsanlar kendi güçleriyle birlikte gidip burada şenliklerini yapabilirler." 

Toplantıda konuşan Kas-Der Şube Başkanı Nihat Sezer de ziyaretten dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. Toplantı, Rumelili Sanatçı Fuat Erenoğlu’nun Kastamonu yöresine ait şarkıları okumasıyla son buldu.

Toplantıya basını temsilen İstanbul Times Gazetesinden Hüseyin Çetiner ve Ferdi Türk, Zeytinburnu Haberden Taylan Demirelli, 34 Gündem Gazetesinden Yılmaz Oruç, Aktüel Gazetesinden Osman İslam, Kent Yaşam Gazetesinden Mukadder Anadolu, İstanbul Gözde Gazetesinden Murat Ergün, ORT Tv’den Hatice ve Alican Alpay katıldı. 

1. BÖLÜM;

2. BÖLÜM;

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner33

Powered by Dailymotion

banner34