Komşuluğumuz yok olmasın

Güncel

Evinin damını komşundan yüksek yapma: Başakşehir yirmi yıl önce kurulduğu zaman en önemli özelliği iyi komşuluk ilişkileri ile ön planda idi. Bugün bazı yerlerde bu güzel haslet halen devam etse de yeni yapılan yerleşim yerlerinde bu güzel değerimiz yok olmaya doğru gidiyor. Kaymakamlık ve Belediye bu işe el atarak kuracakları bir dernek ile bu güzel değeri yaygınlaştırmaları ile bir çok sorun ve problemin önüne geçmiş olacaklardır.

Dinimiz komşuluk ilişkilerine ne kadar önem vermiştir ?

Dinimiz komşusunu o kadar düşünmüş ki son peygamber ashabı ile sohbet ederken “Evinin damını onunkinden yüksek tutma ki, onun rüzgârını kesmeyesin” buyurmuşken ve eskiden bir yerde ki en yüksek bina bile minarelerden daha alçak iken büyün minarelerin yüksekliliğini gölgede bırakacak KİBİRkuleleri üst üste yapılır oldu.

Zeytinburnu Times Haber Merkezi /Özel Haber 

Son Peygamber Hz.Muhammed (S.AV) şöyle buyurmuştur; ”Cebrail (a.s) durmadan bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye ederdi. Bu sıkı tavsiyeden, nerdeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacağını zannettim buyurmuşlardır”

 

Komşunun komşudan hakkı nedir ?

Komşusunun, kendisinde karşı ne gibi hakları bulunduğunu soran bir sahabeye Hz. Peygamber (s) şu cevabı vermiştir: ?Hastalanırsa ziyaretine gidersin, vefat ederse cenazesine iştirak edersin. Senden borç isterse borç verirsin. Darda kalırsa yardım edersin. Başına bir felâket gelirse teselli edersin.. Ya senin ne pişirdiğini bilmesin, ya da pişirdiğinden ona da ikram et.

 

Nisa Suresi 4/36 da şöyle diyor

 

Allah Teala Kur’ân-ı Kerim’de: “Allah’a kulluk edin, O’na hiç birşeyi ortak koşmayın .Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve mâliki bulunduğunuz kimselere iyilik edin “buyurmaktadır. (Nisa, 4/36)

Komşuluğun sınırı konusunda Hz. Aişe (r.anha) her cihetten kırk evin birbirine komşu olduğunu ifade etmiş; Hz. Ali (ra) ise; Sesimizi işiten herkesin komşu olduğunu? bildirmişlerdir.

Ayrıca, ”Komşu”tabiri, hiç bir ayırım yapılmadan, müslüman-kâfir, âbid-fâsık, yerli-yabancı, iyi-kötü, yakın-uzak bütün civarı içine alır.

Başka bir hadis-i şeriflerinde Resulullah(s): ?Allah’a yemin olsun ki iman etmiş olamaz, Allah’a yemin olsun ki iman etmiş olamaz, Allah’a yemin olsun ki iman etmiş olamaz. buyurmaları üzerine, Kim ey Allah’ın Rasulü ! diye sorulunca, Komşusu zararlarından emin olmayan kimsedir diye cevap verdiler.


Bir Müslümanın başkalarına zarar vermemesi ve herkese iyilik yapmaya çalışması en önemli ahlâkî görevlerindendir. Söz konusu komşu olduğunda daha itinalı davranılması gerektiği vurgulanmış ve bu konu iman bağlamında değerlendirerek izah edilmiştir.

Bir komşunun diğer komşusuna yönelik zararı maddi yönden olabileceği gibi manevî yoldan da olabilir. Maddi kötülük denildiğinde onun malına, mülküne tecavüz etmek akla gelir. Onlara zarar vermek, onları kirletmek, gasp etmeye çalışmak, veya komşuya dair fiili müdahalede bulunmaktır.

 

Manevî kötülük ise,ırz ve namusuna tecavüz etmek, âile sırlarını çevreye yaymaktır. Özellikle komşunun namusuna göz dikmek bu halde olan birisinin günahın katlanmasına sebep olur. Bir soru üzerine Hz. Peygamber (s), Allah’a ortak koşmak ve açlık tehlikesi ile çocuk öldürmekten sonra en büyük günahın, Komşunun hanımı ile zina etmek olduğunu haber vermiştir.


Komşu ve misafire iyilik yapın 

Peygamber efendimiz (s) başka bir hadislerinde de şöyle buyurmuşlardır:’Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa misafirine ikram etsin, Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa komşusuna iyilikte bulunsun ve kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa ya hayır söylesin veya sussun.


Komşunun komşudan hakkı nedir ?

Komşusunun, kendisinde karşı ne gibi hakları bulunduğunu soran bir sahabeye Hz. Peygamber (s) şu cevabı vermiştir: Hastalanırsa ziyaretine gidersin, vefat ederse cenazesine iştirak edersin. Senden borç isterse borç verirsin. Darda kalırsa yardım edersin. Başına bir felâket gelirse teselli edersin. Evinin damını onunkinden yüksek tutma ki, onun rüzgârını kesmeyesin. Ya senin ne pişirdiğini bilmesin, ya da pişirdiğinden ona da ikram et.

Komşuda olup bitenleri araştırmak ve kusurları ortaya çıkarmak ayıptır

Komşuda olup bitenleri araştırmamak, ayıp ve kusurlarını ortaya çıkarmamak, bize karşı hatalı söz ve davranışlarda bulunmuşlarsa, onları anlayışla karşılayıp bağışlamak kendilerine dünya ve âhiret işlerinde yol gösterici olmak da komşuluk görevleri arasındadır. Kur’an-ı Kerim’de birbirinin kusurunu araştırmak ve başkasının gizli kalmış ayıplarını ortaya çıkarmaya çalışmak yasaklanmıştır.

Günümüzde, yıllarca aynı apartmanda yaşayıp da tanışma fırsatı bulamayan bir komşuluk anlayışının İslam’ın lütfettiği bu prensipleri öğrenmeye ve uygulamaya ne kadarda ihtiyacı vardır.

Güzel komşuluk ilişkileri için herkes üzerine düşen bir şeyler yapabilir

Bugün bilerek veya bilmeyerek komşuluk hakları konusunda her birimiz her gün ciddi hata ve yanlışlar yapıyoruz. Bu hata ve yanlışların çoğu da artık bitmeye yüz tutmuş komşuluk ilişkilerini bilmiyor olmamıza bağlamamız gerekir.

İstanbul’un bazı ilçelerinde ilçe kaymakamları kurdukları dernek vasıtasıyla ilçesindeki okullarda Komşuluk konusunda yarışmalar düzenleyerek bu önemli konunun yeniden hatırlanmasını sağladılar. Yayın grubu olarak kim bu konuda bir çalışma yaparsa biz hiçbir maddi karşılık beklemeden bu çalışmada üzerimize düşeni yapacağımıza buradan söz veriyoruz. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” Hadi-i Şerif

Kaynak :İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.