Danıştay'da gerilim: Başbakan'dan Feyzioğlu'na "Edepsizlik yapıyorsun"

Güncel

Danıştay'ın 146. kuruluş yıldönümü etkinliğinde Danıştay Başkanı Zerrin Güngör'ün uyarı içeren konuşmasının ardından kürsüye gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, ile Başbakan Erdoğan arasında gerilim çıktı. “Adaletsiz demokrasi olmaz. Bu sessiz çığlığı duyun" diyen Feyzioğlu, konuşmasının sonunda 76 milyonu kucaklayan bir cumhurbaşkanı istediğini söyledi. Başbakan, bu sözler üzerine oturduğu yerden "Edepsizlik yapıyorsun" diye müdahale etti

Danıştay'ın 146. kuruluş yıldönümü etkinliğine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Türkiye Barolar Bitliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve İdari ve Adli Yargı üyeleri ve çok sayıda davetli katılıyor.

Zeytinburnu Times Haber Merkezi
Konuşmasına 3 Mayıs basın özgürlüğü gününe atıf yaparak başlayan Feyzioğlu, “Daha birkaç gün önce, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günüydü. gazeteciler, hür basın için ağızları bantla kapalı olarak yürümek suretiyle basına yönelik sansürü protesto ettiler ve tutuklu meslektaşlarına özgürlük istediler. Dileriz bundan sonraki yürüyüşler protesto değil, kutlama yürüyüşleri olur” şeklinde konuştu.

ADALETSİZ DEMOKRASİ OLMAZ

Hukuk devletinin tanımlayıcı unsuru olan hukuki güvenlik ilkesi, etkin bir idari yargı denetimi olmaksızın hayata geçirilemez olduğunu dile getiren Feyzioğlu, “Hukukun üstünlüğüne inanan, insan onurunun korunmasını gözeten, şeklen değil, özde adalet dağıtmayı esas alan bağımsız ve tarafsız bir yargı, demokrasinin ve hukuk devletinin asli unsurudur. Böyle bir yargı, herkeste saygı uyandırır, hukuka uygun davranan herkese güven aşılar. Hem içte hem dış da başımız dimdik yürürüz. Unutmayalım ki adaletin tecelli ettiği mahkemeler, hepimizin son sığınağıdır, umut kapılarımızdır. Bu kapıların kapanması, ihtiyaç halinde kolay kolay açılmaması ya da çok geç açılması, hukuk güvenliğini derinden sarsar. Başka bir deyişle, yargının adil davranmadığının yaygın kanaat haline gelmesi, yurttaşların mahkemelerde haklarını alamayacaklarını düşünmeye, suçsuz olsalar bile mahkûm edileceklerinden korkmaya başlamaları durumunda, mülk yani ülke temelsiz kalır. Siyasetin girdiği mahkemeden adalet kaçar. Adaletsiz demokrasi olmaz. Demokrasilerde siyasi partiler, iktidara, yargı tarafından denetlenmeyi peşinen kabul ederek talip olurlar. Elbette bu denetim siyasi değil, hukuki bir denetim olmalıdır. Şu halde yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı, etkinliği, güvenilirliği, her insan için ekmek kadar, su kadar, hava kadar yaşamsal önemdedir. Türkiye’de görevini sorumluluk duygusuyla, fedakârca yerine getirerek adalet dağıtmaya çabalayan binlerce avukat, hâkim ve savcı vardır. Kuşkusuz insanın söz konusu olduğu her yerde insandan kaynaklanan sorunlar da olur. Bu sorunların hiçbiri çözümsüz değildir. Yapılması gereken, yargıya, yargı dışı her türlü müdahaleyi önleyen, güvenilir bir sistemin kurulmasıdır. Bu görev hepimizindir. Çözümler kavga ederek değil, konuşarak bulunur.” ifadelerini kullandı.

“ATILAN TAŞ ZEDELENEN İTİBARA DEĞMEMİŞTİR”

Konuşmasında sosyal medya yasaklarına da değinen Feyzioğlu şöyle devam etti: "Son dönemde yaşadığımız ve geçmişin yasakçı zihniyetini çağrıştıran sosyal medyaya yönelik idari veya yargısal engellemeler, Anayasamıza, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’a aykırıdır. Üstelik erişimi topyekûn engellemek teknik olarak da mümkün değildir. Yani atılan taş, zedelenen itibara vallahi değmedi. Bu engellemelere karşı idari yargının yürütmeyi durdurma kararlarıyla, Anayasa Mahkemesi’nin ihlali tespit edici kararları isabetli olmuştur. 2011 senesinde Taksim’in 1 Mayıs kutlamalarına açılmasını mutlulukla karşılamış idik. Hatırlanacak olursa, 2011 ve 2012 senelerinde Taksim’de coşkulu kutlamalar gerçekleşmiş, hiçbir olay olmamıştı. Bu sene, Anayasa’nın 34. maddesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarına aykırı olarak getirilen yasak ise, halkı polisle çatıştırmak isteyen provokatörlere uygun iklimi hazırlamış, artık görmek istemediğimiz pek çok üzücü olay yaşanmasına sebebiyet vermiştir. Maalesef polis, şiddete başvuran ile barışçıl gösteri hakkını kullanmak isteyenleri birbirinden yine ayırmamış, orantısız güç kullanımı yoluna gitmiştir.”

EDEPSİZLİK YAPIYORSUN
Konuşmasının sonunda "Bu sessiz çığlığı duyun" diyen Feyzioğlu yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, 76 milyonu kucaklayacak bir cumhurbaşkanı istediğini söyledi. Ancak cümlesini tamamlayamadan Başbakan Erdoğan'ın oturduğu yerden müdahele etti. Feyzioğlu'nun konuşmasını ''Yanlış konuşuyorsun'' diyerek bölen Başbakan Erdoğan'a ''Neyi yanlış konuşuyorum sayın Başbakan'ım?'' diye sordu. Bunun üzerine Başbakan, ''Böyle bir edepsizlik olmaz ki'' dedi. Feyzioğlu, kürsüden ''Ben edepsizlik yapmadım, kimseye de edepsizlik yapıyorsun demeyi kendime yakıştırmam” diye karşılık verdi. Feyzioğlu'nun konuşmasının siyasi olduğunu belirten Başbakan, Barolar Birliği Başkanı'nın konuşması devam ederken yerinden kalktı.

Oldukça sinirlendiği gözlenen Başbakan Erdoğan'ın yanında Cumhurbaşkanı Gül de vardı. Başbakan daha sonra hızlıca salonu terk etti. Bu sırada Cumhurbaşkanlığı korumaları da Gül törenden ayrılana kadar hiçbir Danıştay üyesinin salondan ayrılmasına izin vermedi.


Kaynak:İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)


Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.