Adnan Oktar davasında FETÖ sorgusu

Güncel

78'i tutuklu 238 sanığın yargılandığı Adnan Oktar davası Silivri’de görülmeye devam edildi. 30. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davada, tutuklu sanık Adnan Oktar'ın hazırlanan ek iddianamelere karşı savunması alındı. Konuşmasının başında devlete bağlı, yerli ve milli bir insan olduğunu vurgulayan Oktar’ın savunması 3,5 gün sürdü.

Perşembe günü ise Mahkeme heyeti, tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Mahkemedeki en dikkat çekici konulardan biri ise grubun FETÖ ile iltisaklı olduğu iddiasıydı. Duruşma salonunda 24 Ekim 2013 tarihli bir video izlettirildi ve Adnan Oktar'ın Gülen hakkında söylediği sözler soruldu. Oktar “kinaye yaptığını, asıl amacının Fethullah Gülen'i aşağılamak olduğunu, Gülen için 'kan döken', 'bela getiren kişi' anlamına gelen Kahtani tabirini kullanarak onun bir nevi deccal olduğuna işaret ettiğini” söyledi. Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda ise, Adnan Oktar ve 235 kişi hakkında FETÖ ile iltisakı olup olmadığının incelendiğini, bu inceleme neticesinde verilen raporda, BankAsya’ya hiç para yatırmadığının, Bylock kullanmadığının, FETÖ üst düzey yöneticileriyle herhangi bir telefon bağlantısının olmadığının, Kriz Merkezi verisinde, Belge/Evrak Dernek verisinde, Şirketler Belge Evrak verisinde, KHK ile İhraç Edilenler verisinde, Şüpheli Şirkete SGK Kaydı verisinde, Şirketleri Soruşturma başlığında kendisiyle ilgili tek bir kayda rastlanmadığını, Emniyetin hazırladığı raporun FETÖ ile herhangi bir bağlantısının, desteğinin olmadığını gösterdiğini anlattı.

Adnan Oktar’ın avukatı ise müvekkiline 15 Temmuz ve 17 Aralık darbe girişimleri öncesinde FETÖ'yü yeren beyanları olup olmadığını sordu. Adnan Oktar da FETÖ’yü yeren çok sayıda konuşması olduğunu söyledi.

Adnan Oktar daha önceki savunmalarında da Fethullah Gülen'i 2008’de, 2011’de, 2012’de ve yıllar içinde Zaman gazetesinde PKK’ya destek verdiği, evrimi savunduğu ve Türkiye’yi bölmeye çalıştığı için defalarca eleştirdiğini iddia etmişti.

Ayrıca kitaplarının FETÖ kitapevlerinde satılmasına izin vermediklerini, kendisinin ve arkadaş grubunun zihniyet olarak FETÖ ile taban tabana zıt olduklarını, FETÖcü polisler tarafından defalarca kumpaslara maruz kaldığını, başlarına sürekli bela açan tehlikeli bir yapılanma olduğunu, arkadaşlarının Devletin çeşitli kurumlarına FETÖ ile ilgili çok sayıda şikayetlerde bulunduğunu da anlatmıştı.

30. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti dava dosyasının mütalaasını açıklamak üzere savcıya gönderilmesine karar vererek duruşmayı 2 Kasım’a erteledi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.