banner23

Ahmet Murat: Hikem-i Ataiyye Tasavvuf düşüncesini etkileyen kült bir kitaptır

Şair Ahmet Murat, Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği Hikmetin İzinde seminer dizisinde Ataullah İskenderi’nin Hikem-i Ataiyye eserini okumaya devam ediyor.

Ahmet Murat: Hikem-i Ataiyye Tasavvuf düşüncesini etkileyen kült bir kitaptır
Nisan seminerine İskenderi’nin “tasavvuf düşünürü” olarak adlandırmanın doğru olmadığının altını çizerek başlayan Ahmet Murat, “kitapta yazılan her şey onun bizzat kendisinin tecrübe ettiği ve bu tecrübeden sonra tecrübe ettirdiği, “denedim çalışıyor” dediği prensiplerden oluşuyor” dedi.
 
İstanbul Times Haber Merkezi
 
Ahmet Murat, Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen seminerinde Hikem-i Ataiyye’de yer alan hikmetlerin salt düşünce ürünü olmadığına, aynı zamanda denenmiş, tecrübe edilmiş konular olduğuna şu sözlerle değindi.
HİKEM-İ ATAİYYE KÜLT BİR KİTAPTIR

“Söylediklerinden hareketle bir topluluk oluşturan, bu topluluğa söylediklerini zerkeden, onları bir yerden bir yere sevkeden, kalplerini, dünyaya bakışlarını değiştiren ve perspektiflerine müdahale eden birine tasavvuf filozofu, araştırmacısı demek hadsizlik olur. Bu kitapta yazılan her şey onun bizzat kendisinin tecrübe ettiği ve bu tecrübeden sonra tecrübe ettirdiği, “denedim çalışıyor” dediği prensiplerden oluşuyor. Hepsi, sonuç aldığı, hayatında sonucunu gördüğü ve gösterdiği ilkelerden oluşuyor. Bu kitap, üzerine yüz kadar şerhin yazıldığı bir kült kitap. Tasavvuf düşüncesinin, genel olarak düşünce tarihinin kült kitaplarından birisi. Üstelik Ataullah İskenderi, Hikem-i Ataiyye’yi kaleme aldığında henüz 30 yaşında bile değildi.”
Ahmet Murat, seminerine Hikem-i Ataiyye’nin 25. hikmeti olan  “Ağyarın meşguliyetinden kurtulacağın zamanı gözleme. Bu seni O’nun seni içine yerleştirdiği şu anda, O’nu murakebe ederek yaşamaktan alıkoyar” sözlerini şerh ederek devam etti.
FAREYİ BEKLEYEN KEDİ GİBİ GERGİN OL

“Allah’tan başka şeyler seni meşgul ediyor. Sen de bu meşguliyetlerden kurtulacağım, az kaldı, emekli olunca bu işi halledeceğim daha çok Allah’la meşgul olacağım diyorsan bu yanlış diyor. Bu yanlış bir manevi strateji. Böyle bir siyaset olmaz demek istiyor. Siyaset seyislik kökünden geliyor, yönetmek demek. Toplumu yönetmek demek. Biz bir yandan toplum siyaseti ile meşgul âlimleri görüyoruz. Bir yandan da ruhun siyasetini yöneten İbn’ül Arabi gibi âlimlerimiz var. Siyaset derken bunu da kastediyoruz. İskenderi’nin hikmeti; sen bu işlerle meşgulsen, bu işlerden kurtulacağım, kendimi Allah’la meşgul edeceğim diye düşünüyorsan, senin bu düşünden tam da bunu düşündüğün sıradaki yapman gereken murakabeden alıkoyar diyor. Murakabe, kişinin kendini gözetlemesi demektir. Eskiden kontrol kalemine, murakabe kalemi denirdi. Muhasebeden sonraki aşamadır. Muhasebe niçin yaptım diye kendini hesaba çekmek, murakabe ise yapmadan önce frene basmak, kendine engel olmaktır. Sufiler, bu hali “bir farenin yuvasının kapısının önünde bekleyen kedinin gerginliği gibi” olmalı şeklinde aktarıyorlar. Nefs karşısında bu dikkatle, bu uyanıkla beklemek icab eder. Çünkü düze çıkmayı beklersen, o gerginliği kaybedersin, gardın düşer. Ve sen de aslında o anda tam da faydalanman gereken rızkın neyse onu kaybedersin.”
Kaynak;İstanbul Times Haber Ajansı(İTHA)
    
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner33