banner24

Hukukçuluk seküler bir din mi ?

Uludağ Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hüsamettin Arslan, Din ve Laiklik seminerinin Aralık ayı bölümünde “Ritüeller, Hayat ve Din” konusunu anlattı. Seküler ve dini ritüelleri kıyaslayan Prof. Arslan modern devletlerin ritüellerini halka dayattığını belirtti ve orta çağdaki ruhban sınıfının yerini bugün hukukçuların aldığını söyledi.

Hukukçuluk seküler bir din mi ?
Dini veya seküler ritüellerin insanların kolektif duygudaşlık yaşamasında büyük önemi olduğunu anlatan Prof. Dr. Hüsamettin Arslan, konuya konser veya hac ritüelleri üzerinden örnek verdi.

Zeytinburnu Times Haber Merkezi 



“İnsanlar bir konsere gidiyor ve orada aynı şarkıda dans ediyor, coşkulu zamanlar yaşıyor. Bu onların deşarj olmasını ve bir dayanışma ortaklık duygusu içinde olmasını sağlıyor. Mutlu oluyorlar. Hacca giden bir insan da orada bir dayanışma ve ortaklık duygusu yaşıyor. Mutlu oluyor. Dini ritüeller aynı inançta olanları birbirine bağlayan ritüellerdir. Ritüeller olmaksızın din düşünülemez.”

Devletlerin halkın dini ritüellerini ve aşkın dünyaya olan inançlarını yok saymasının, yasaklaması probleminin modernleşmenin temel bir sorunu olduğunu anlatan Prof. Arslan, konuya orta çağdan örnek verdi ve özellikle laik devletlerin dini ritüeller konusundaki baskısına değindi.

Ruhbanların yerini hukukçular aldı


“Ortaçağda papalar imparatorlara karışmıştır. Ortaçağ devletleri hristiyanlık olmadan düşünülemez. Modern devletler ise dini ritüellerin yerini tutacak başka bir ritüel olarak “hukuk”u bulmuştur.  Modern demokrasi “hukuka dayalı sistem” olarak nitelendirilir. Ortaçağda dine göre olan her şey modern çağda hukuka göre düzenlenir. Yani bugün ortaçağın ruhban sınıfının yerini hukukçular sınıfı almıştır.”

Prof. Arslan, hukukçuluğun seküler bir din olduğunu söylemesi ise dikkat çekiciydi.

Hukukçular cadı avına çıktılar


“Hukukçuluk seküler bir dindir. Hukukçular toplanır, cübbeler giyer, herkes saygı ve huşu içinde hukuk kurallarını dini bir emir gibi dinler. Bu bir ritüeldir. Bu ritüelde hukukun üstünlüğü değil, hukukçuların üstünlüğüdür söz konusu olan. Yani hukuki bir aristokrasi vardır. Memleketi hukukçular yönetmeli hali günümüz demokrasisinin en tartışmalı özelliğidir. Hukukçuların ritüelleri ile dini ritüellerin arasındaki tek fark aşkın dünya ile (Allah, melekler) bir ilişkisi olmamasıdır.

Hukukçular kendi ritüellerini görmezden gelirler fakat dini ritüeller söz konusu olunca ise mesela Anadolu’da “cadı avına” çıkabilirler. Devlet ülkemizde dini ritüeller arasında bir tek cenaze törenini haklı bir ritüel olarak görmüştür. Bunun dışında bir araya gelip zikir çeken, duygudaşlık yaşayan insanlar gerici ve tehlikeli görülüp, hapse atılmıştır.

Halbuki Cumhuriyet için duygulanan ve harp okulunda ağlayan general ile, camide imam Allah dediğinde aşka gelen adam da normaldir. Çünkü insan hayatı ritüelsiz düşünülemez. ”  



Kaynak: İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)




YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner33